Periodontoloji Nedir? Diş Eti Hastalıkları ve Tedavi Yöntemleri

Dişlerinizin sağlıklı olması sadece beyaz ve çürüksüz olmaları anlamına gelmez. Dişleri çevreleyen, onları çene kemiğine bağlayan dokuların ve diş etlerinin sağlığı da bir o kadar önemlidir. Periodontoloji, dişi çevreleyen bu yumuşak ve sert dokularda meydana gelen hastalıkların teşhisi ve tedavisiyle ilgilenen uzmanlık dalıdır.

Diş Eti Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Diş eti hastalıkları genellikle ağrısız ilerler, bu nedenle hastalar durumu çoğu zaman geç fark eder. Aşağıdaki belirtilerden birine sahipseniz, bir periodontoloğa görünme vaktiniz gelmiş demektir:

Diş eti kanaması: Fırçalama veya diş ipi kullanımı sırasında görülen kanamalar.

Şişkinlik ve Kızarıklık: Sağlıklı diş eti açık pembe renktedir; kırmızı ve şiş diş etleri enfeksiyon habercisidir.

Ağız Kokusu: Geçmeyen kötü ağız kokusu ve ağızda kötü tat hissi.

Diş Eti Çekilmesi: Dişlerin olduğundan daha uzun görünmeye başlaması.

Sallanan Dişler: Dişlerin birbirinden uzaklaşması veya yer değiştirmesi.

Diş Eti Hastalıklarının Aşamaları

Diş eti hastalıkları temelde iki ana evreye ayrılır:

1. Gingivitis (Başlangıç Seviyesi)

Diş eti hastalığının en erken evresidir. Dişlerin iyi temizlenmemesi sonucu oluşan plaklar diş etlerini tahriş eder. Bu aşamada diş etleri kanamalı ve kızarıktır ancak kemik kaybı henüz başlamamıştır. Profesyonel bir diş taşı temizliği ile tamamen geri döndürülebilir.

2. Periodontitis (İleri Seviye)

Tedavi edilmeyen gingivitis, zamanla periodontitise dönüşür. Bu aşamada iltihap, diş etinin altındaki kemik dokusuna ulaşır. Diş ile diş eti arasında “cep” denilen boşluklar oluşur ve bu boşluklarda bakteriler birikir. Sonuç; kemik erimesi ve diş kaybıdır.

Diş Eti Sağlığı ve Genel Vücut Sağlığı İlişkisi

Bilimsel araştırmalar, diş eti iltihabının sadece ağızla sınırlı kalmadığını göstermektedir. Kontrol altına alınmayan periodontoloji sorunları; kalp hastalıkları, diyabet (şeker hastalığı) ve erken doğum riskini artırabilmektedir. Bu nedenle diş eti tedavisi, genel vücut sağlığınızı korumanın ilk adımıdır.

Periodontoloji Sonrası Bakım Nasıl Olmalı?

Tedavinin başarısı, operasyon sonrası bakıma bağlıdır. Diş hekiminizin önerdiği şekilde;

Günde en az 2 kez doğru teknikle diş fırçalamalı,

Her gün düzenli olarak diş ipi veya ara yüz fırçası kullanmalı,

6 ayda bir düzenli diş hekimi kontrolüne gitmelisiniz.

Diş Eti Çekilmesinin En Yaygın Nedenleri

Diş eti çekilmesi tek bir nedene bağlı olabileceği gibi, birkaç faktörün birleşimiyle de oluşabilir:

Sert Diş Fırçalama: Dişleri çok sert veya yanlış teknikle (yatay yönde) fırçalamak, ince olan diş eti dokusunun aşınmasına neden olur.

Genetik Faktörler: Bazı insanlar kalıtsal olarak daha ince diş eti yapısına sahiptir ve çekilmeye daha yatkındır.

Periodontal Hastalıklar: Diş taşı ve plak birikimi nedeniyle oluşan enfeksiyonlar, diş etini destekleyen kemiği ve dokuyu yok eder.

Hatalı Diş Pozisyonları: Diş dizilimindeki bozukluklar (çapraşıklık), bazı dişlere fazla yük binmesine ve o bölgedeki diş etinin çekilmesine yol açabilir.

Tütün Kullanımı: Sigara kullanımı, diş etlerindeki kan akışını bozarak iyileşmeyi yavaşlatır ve çekilmeyi hızlandırır.

Diş Eti Çekilmesini Önlemek İçin 5 Altın Kural

Yumuşak Fırça Kullanın: “Soft” veya “Extra Soft” etiketli fırçalarla nazikçe fırçalayın.

Diş İpi Şart: Dişlerin arayüzündeki bakterileri temizlemeden tam hijyen sağlanamaz.

Düzenli Kontrol: 6 ayda bir uzman bir periodontolog tarafından diş taşı temizliği yaptırın.

Beslenme: C vitamini yönünden zengin besinler diş eti dokusunu destekler.

Gıcırdatmaya Dikkat: Diş gıcırdatma (bruksizm) çekilmeyi tetikler; gerekirse gece plağı kullanın.

  • Açık pembe, gül kurusu renginde,
  • Mat,
  • Yüzeyi portakal kabuğu görünümünde,
  • Kıvamı sert,
  • Diş konturlarını takip eden formda olmalıdır.

Diş etlerinde başlayan enfeksiyon; ağız kokusu, kırmızı, frajil ve parlak bir görünüm, kanama, diş etlerinin çekilmesi, diş hassaiyeti olarak kendini gösterir.
Diş eti sağlığının devamlılığını sağlamak adına yapılan rutin tedaviler dışında diş etlerine yeni bir kontur verilmesi, diş boyunun uzatılması, fazla görünen diş etlerinin görünürlüğünün azaltılması da diş eti tedavileri arasında yer almaktadır.

  • Diş etlerinizde kendiliğinden, diş fırçalarken, diş ipi kullanımı sırasında kanama varsa
  • Diş etleriniz diş yüzeyinden ayrılıyormuşçasına şiş görünüyorsa
  • Diş etleriniz kırmızı ve parlak görünüyorsa
  • Dişlerinizde hassasiyet oluyorsa
  • Dişlerinizden herhangi birinde sallanma varsa
  • Ağız kokusu şikayetiniz oluşmuşsa
  • Diş etlerinizde çekilme varsa
  • Dişlerinizin boyunun değiştiğini hissediyorsanız (uzun veya kısa)
  • Ağzınıza metalik bir tat geliyorsa

diş eti probleminiz var demektir.
Diş sıkma, gıcırdatma alışkanlıkları, sigara, stres, hamilelik, ağızdan solunum, şeker hastalığı, AIDS, lösemi, bazı ilaçlar diş eti problemlerinin artmasına sebep olan faktörlerdir.
Diş eti problemleri akut durumlara sebep olabileceği gibi genellikle ağrısız olur. Bu nedenle rutin diş hekimi kontrolleri önemlidir.

Diş eti hastalıkları başlangıç aşamasında diş etlerinde kanama, kızarıklık, şişlik, dişlerde hassasiyet olarak kendini gösterir. Tedavi edilmezse bakteriyel enfeksiyon, dişlerin etrafındaki kemik dokusunda yıkıma başlar. Kemik yıkımı sonucu dişlerde sallanma, yer değişikliği, dişler arasında aralanmalar olur. Hatta bir süre sonra dişlerinizi kaybedersiniz. Aynı zamanda ağız ortamındaki bakteriyel enfeksiyon genel sağlık durumuzu da olumsuz yönde etkilemektedir.

Periodontal hastalıkların tedavisi birkaç aşama gerektirebilir. Bu aşamaların bazıları anestezi altında yapılır ve hasta herhangi bir ağrı hissetmez. Tedaviden sonra dişlerde hassasiyetler olabilir. İyileşme sürecinden sonra bu hassasiyetler de ortadan kalkar.

  • Detertraj (Diş Taşı Temizliği): Diş etinin üzerinde gözle görünür halde bulunan diş yüzeyine yapışık diş taşı ve plağın uzaklaştırılması işlemidir. Bu işlem sırasında anesteziye gerek yoktur. Genellikle tek seansta tamamlanır.
  • Küretaj (Derin Temizlik): Diş etlerindeki problemlerin giderilmesinde detertraj her zaman yeterli değildir. Diş etinin altında kalan kısımdaki eklentilerin uzaklaştırılması gerekir. Ağız bölümlere ayrılarak lokal anestezi altında birkaç seansta yapılır.
  • Periodontal Cerrahi: Küretaj sonrasında diş etleri yeniden değerlendirilir. Gerek görülürse diş etleri lokal anestezi altında açılarak temizleme işlemi yapılır. Kaybedilmiş dokuların yeniden kazanılmasına yönelik girişimlerde bulunulur.

Diş taşı temizliği sırasında kullanılan ultrasonik aletler sadece diş yüzeyinizde ki eklentilere etki etmektedir. Dişlerinizde herhangi bir aşınma, çatlamaya sebep olmamaktadır.

Diş hekiminiz aksini söylemediği sürece 6 ayda bir diş temizliği yaptırmanızı öneririz. Bu süre doktorunuzun yapmış olduğu gözlemlere göre kısalıp uzayabilir.

Diş temizliği diş etlerinizdeki iltihabın giderilmesi için yapılan bir işlemdir. İşlem sırasında diş etleriniz de kanama olması normaldir. Ancak bu işlem sırasında siz herhangi bir ağrı hissetmezsiniz. Kanama diş eti probleminizin büyüklüğüne bağlı olarak 1-2 saat içinde kendiliğinden duracaktır.

Detertraj (diş temizliği) işleminde dişler üzerinde biriken renklenmeler uzaklaşır. Buna bağlı olarak diş renginde bir açılma oluyormuş gibi hissedebilirsiniz. Aslında açığa çıkan dişinizin doğal rengidir. Dişlerinizin renginin tamamen açılmasını istiyorsanız beyazlatma yaptırmanız gerekmektedir.

  • Özellikle sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yatmadan önce günde en az iki defa dişler fırçalanmalıdır.
  • Ara yüzlerin de temizlenebilmesi için diş ipi kullanılmalıdır.
  • Plak oluşumunu önlemek için gargara kullanılmalıdır.
  • Dil yüzeyi besinlerin birikimi için çok müsaiittir. Ağız temizliğinin tamamlanabilmesi için dil yüzeyi de fırçalanmalıdır.
  • Düzenli diş hekimi kontrolleri ihmal edilmemelidir.

Diş etinin olması gereken konumundan kök ucuna doğru hareketi sonucu kök yüzeyinin açığa çıkmasıdır.

  • Plak ve diş taşı birikimi
  • Diş eti iltihabı
  • Hatalı diş fırçalama
  • Diş fırçalama sayısının çok fazla olması
  • Dişlerdeki çapraşıklıklar
  • Diş sıkma (Bruksizm)
  • Yanlış kürdan kullanımı
  • Genetik
  • Yaşlanma
  • Tırnak yeme, kalem ısırma gibi dişlere sürekli gelen travma

Diş eti çekilmesi sonucu dişin kök yüzeyi açığa çıkar, bu bölge iyi fırçalanamazsa çürük oluşur. Dişte hassasiyetler olur. Estetik bozulur.
Diş eti çekilmesi sadece diş etini ilgilendiren bir problem değildir. Aynı zamanda dişin etrafındaki kemiğin de eridiğinin göstergesidir. Zamanla diş eti çekilmesi olan dişlerde sallanma, yer değiştirme, diğer dişler ile arasında boşluklar oluşması hatta dişin sallanarak kaybı söz konusudur.

Diş eti çekilmesine sebep olan etkenlerin ortadan kaldırılması ve düzenli ağız bakımı ile diş eti çekilmesi durdurulabilir.

Diş eti çekilmesinin tedavisi diş yüzeyinde meydana gelen hasarın ve hassasiyetin giderilmesi ile sağlanabilir. Eğer çekilme fazla ise diş eti cerrahisi yapılabilir.

Ağız kokusu sosyal yaşantımızı ciddi düzeyde etkileyen bir problemdir. Kişinin özgüveni azalır, konuşmak istemez, çevresindeki kişilerden uzak mesefede kalmaya çabalar.
  • Ağız bakımının iyi olmaması
  • Çok sayıda ve derin çürüklerin varlığı
  • Bademcik iltihapları
  • Ağız ülserleri
  • Sindirim sistemi hastalıkları
  • Ağız kuruluğu
  • Uyumu bozulmuş ve bakımı yapılmamış protezlerin varlığı
  • Tükrük akışını azaltan ilaçların kullanımı

Diş ve diş eti tedavilerinizin yapılması, uyumu bozulmuş protezlerinizin yenilenmesi, düzenli diş fırçalama, gargara kullanımı, dil yüzeyinin fırçalanması, diş ipi kullanımı ile ağız kokusundan kurtulmak mümkündür. Tükürük bezlerinizin salgısı az ise veya tükürük akışının azalmasına sebep olan ilaçlar kullanıyorsanız ağızdaki kuruluğa bağlı kokuyu gidermek için tükürük akışını arttırıcı ilaçlar alabilirsiniz, şekersiz sakız çiğneyebilirsiniz, bol bol sıvı tüketebilirsiniz.
Sistemik hastalıklarınızdan kaynaklanan kötü koku için hastalıklarınızı tedavi ettirmenizin yanında ağız sağlığınıza da özen göstermelisiniz. Gargara kullanımı sizi oldukça rahatlatacaktır. Şekersiz sakız çiğneyebilirsiniz. Yiyecek ve içeceklerinize aroma olarak tarçın katabilirsiniz.